Bir Başkadır Ramazan Gençlik Kamplarında



01.07.2016

Öyle güzeldir ki Ramazan… Coğrafyaları iklim iklim dokur, kalpleri birbirine ısıtır.  Hemen herkes her zamankinden daha güler yüzlü ve daha sıcakkanlıdır. Ve Ramazan Gençlik Kamplarına geldiğinde, bu mübarek ay Gençlik Kamplarına huzur ve bereket getirdiğinde tarifi zor bir manevi atmosferin tam ortasında bulursunuz kendinizi.

İftara doğru her köşede tatlı bir koşuşturmaca başlar. Çünkü birazdan ezan okunacak, rıza-i ilahi için tutulan oruçlara dünyevi mükafatları verilecektir. Derken Ezan okunur. Çorba güzeldir. Zaten Gençlik Kamplarında çorba hep güzeldir. Belki kamp çorbası diye bir şey yoktur ama kamplarda içilen çorbaya doyum olmaz. Bir de iftarda; birbiriyle orada tanışmış, orada kaynaşmış ve birbirimizden hiçbir farkımızın olmadığını fark etmiş gençlerin arasında o çorbayı tasvir edecek sözcük bulmak zorlaşır. Yemekler yenir ve eller “Rahmetini ve yardımını esirgeme ülkemizden” diyerek Yüce Mevla’ya açılır. Namaz vakitleri de telaşlı ama huzurludur. Yazlık helvalar, Osmanlı şerbetleri, macunlar, patlamış mısırlar, dondurmalar kampçılara sunulan Ramazan ikramlarından yalnızca birkaçıdır. Ramazan Sokağı’na girdiğiniz anda bir tarafta Hacivat ve Karagöz’e, diğer bir tarafta sanatını sergileyen bir Meddah’a; bir tarafta maniler söyleyenlere, başka bir tarafta ebru ile göz nuru eserler çıkaranlara rastlarsınız. Sonra yolunuzun üstünde size dinimiz İslamiyet’e, iman esaslarına dair eşsiz bilgiler arz eden ve sorular soran kıymetli hocalar görürsünüz. Eğer bilirseniz Kur’an-ı Kerim, hadis kartelası, işlemeli tesbih, renkli seccade, okuma zevkinizi artıracak kitaplar gibi hediyelerden birini kazanabilirsiniz.

Aslında şairin de dediği gibi Hacivat – Karagöz bahanedir. Çünkü mübarek Ramazan en çok kalplere gelir ve bizi kardeş eyler. En çok bu yüzden “Nerde o eski ramazanlar?” diye soranlara “Gençlik Kamplarında” cevabını veriniz.